Ne İstiyoruz?

Nükleere hayır deme cesaretiniz olsun!

04
Mar 2012

Geçtiğimiz yıl Japonya'da yaşanan nükleer felaketin 1. yıl dönümüne günler kala, dünyanın dört bir yanında nükleer karşıtlarının eylemlerine şahit oluyoruz. Nükleer karşıtı gruplar ve aktivistler, varolan nükleer santrallerin yeni bir felakete sebep olmadan önce kapatılması ve yenilerine dair tüm planların bozulması için mücadele veriyor.

 

Fukuşima'da gerçekleşen felaketin ardından, nükleer santrallere sahip olan ülkeler, bu santralleri kapatacaklarını; yenilerinin temellerini atmaya çalışanlar ise bu planlarından vazgeçtiklerini açıklamaya başladılar. Nükleer karşıtı aktivistlerin sokakta verdiği mücadelenin bir sonucu olarak, Almanya hükümeti 7 santralini kapattı ve 2022'ye kadar tüm nükleer santrallerini kapatacağını açıkladı. İsviçre'de, 3 yeni nükleer reaktör planı iptal edildi ve 2034 yılına kadar nükleer santrallerin tümünün kapatılacağı duyuruldu. Japonya yeni reaktörlerin ihaleleriniı iptal etti. Çek Cumhuriyeti varolan nükleer planlarını rafa kaldırdı.

Fakat tüm bunların yanında, hâlâ nükleer enerji çoğu hükümetlerce ve gözünü kâr bürümüş kapitalistlerce ateşli bir şekilde savunuluyor ve bu santrallerden enerji elde edilmesinin "temiz ve güvenilir" olduğu yalanları öne sürülüyor. Nükleer enerjinin "nükleer silah" boyutunu da gözönünde bulundurduğumuzda açıkça görüyoruz ki, tüm dünyada özellikle son dönemde moda haline gelmiş olan "nükleer lobisi" içerisinde yer alma hırsı ve bu sayede dünyada hızla değişmeye devam eden dengeler üzerinde söz sahibi olma hayali, hükümetleri nükleer planlarını sürdürmeye zorlayan şeyin ta kendisi.

Gezegenin %99'u nükleer istemiyor

Bunun yanında, hükümetlerce gerçekleştirilen referandumlar ve diğer anketler, net bir şekilde halkların nükleer santral istemediğini ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıl İtalya'da inşa edilmesi planlanan nükleer santrallere dair yapılan referandumda halkın yüzde 95'i nükleere "hayır" dedi. Yine Fransa ve Rusya'da nükleer istemeyenlerin oranının yüzde 83, Japonya'da ise yüzde 84 olduğu görülüyor.

Şubat ayında Polonya'da bir tatil beldesi olan Mielno yakınlarına yapılmak istenen nükleer santral için oylanan yerel referandumda halk nükleere %94 oranında hayır dedi. Oylamanın yapılacağı gün tüm binalar ve sokaklar "Hayır de!" pankartları ile kaplıydı.

Nükleer enerji hayallerinden vazgeçilmediği takdirde yaşanmış ve yaşanması olası tüm felaketlerin, Çernobil'lerin, Fukuşima'ların bedellerini ödemek zorunda kalacak olan sıradan insanlar, hükümetlerin ve sermaye sahiplerinin tüm ısrarına ve kararlılığına karşı her yerde direniyor. Aynı zamanda Mısır'da, ABD'de, İspanya'da, Şili'de, İngiltere'de de sokaklarda gördüğümüz, kârı insan hayatının önüne koyan tüm uygulamalara topyekün karşı çıkan insanlar, yani gezegenin %99'u, aynı zamanda nükleer enerji de istemiyor!

Fukuşima'nın yıldönümünde sokağa!

Felaketin yıldönümüne yaklaşılırken, sokaklar yine boş kalmıyor. Nükleer karşıtları geleceklerini karartacak ve hayatı tehlikeye atacak nükleer enerjiden vazgeçilinceye kadar sokakta olmaya devam edecek.

Japonya'da geçtiğimiz ay Tokyo şehrinde biraraya gelen binlerce gösterici "Nükleer santrallere Sayanora!" dedi.

Geçtiğimiz günlerde, Fuji Dağı zirvesinde gerçekleştirilen protesto ile Fukuşima felaketinin kurbanları anıldı. Nükleersiz gelecek mesajları veren eylemciler, tüm dünyada bu teknolojiden vazgeçilmesi ve temiz, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi çağrısı yaptı.

Ausgestrahlt adlı nükleer karşıtı grup, Almanya'da yapılması plananan nükleer santrallerin ve tüm dünyada nükleer enerji kullanımının tehlikelerine dikkat çekmek için 11 Mart'ta atom santrallerinin bulunduğu noktalarda dev gösterilere çağrı yapacaklarını duyurdu.

Dünya'nın dört bir yanında nükleer karşıtları, gündemin de Fukuşima felaketinin yıldönümü sebebiyle nükleer enerji üzerine yoğunlaşacağı bu günlerde, gerçekleştirecekleri yeni barışçıl protestolara hazırlanıyor.

Bizler de, tüm dünyayla birlikte, yeni Çernobil'ler, Fukuşima'lar yaşanmadan nükleer enerjiden vazgeçilmesi, varolan tüm santrallerin kapatılması ve tüm nükleer planlarının iptal edilmesi taleplerimizle sokakta olacağız. Akkuyu'da nükleer santral kurmak isteyen nükleer lobisine karşı ses çıkarmak, Türkiye'nin Rusya ile imzaladığı ve Akkuyu'da bir nükleer santral yapımını kolaylaştırıcı maddeler içeren, zararın halka ödetilmesine göz yuman anlaşmanın derhal iptal edilmesi için sokakta olacağız.

10 Mart Cumartesi günü, saat 15:00’te Taksim’de buluşarak insan zinciri kuracak ve "Nükleere hayır! Akkuyu Fukuşima olmasın!" diyeceğiz. Gelin nükleer balonunu hep birlikte patlatalım!


Özge Pehlivan, 4 Mart 2012