Neden hayır?

Nükleer enerji asla güvenli ve ucuz olamaz

09
Mar 2012

Fukuşima Dai-ichi Nükleer Santrali’nde meydana gelen patlamanın ardından bir yıl geçti. Nükleer santraller, felaketin yıldönümü dolayısıyla tüm dünyada olacağı gibi, İstanbul’da da yarın (10.03.2012) protesto edilecek. Saat 15:00’te çıkarları uğruna yaşamları tehdit edenlere inat Taksim'de buluşulup insan zinciri oluşturulacak.

Haziran 2011’de yayımlanan Fukuşima felaketi ile ilgili ilk bağımsız rapordan çıkan esas ders için Guardian’ın kullandığı başlık net: “Nükleer enerji asla güvenli ve ucuz olamaz.”

Yeryüzünde teknolojinin en geliştiği ülke olarak ortak kabul gören Japonya’da bile bu boyutta bir felaket meydana geliyorsa nükleer santrallerin kurulacağı bölge halklarının %85’lere varan bir oranla nükleer santrallere karşı olmasında anlaşılmayacak bir durum yok.

International Atomic Energy Association (pdf) (IAEA) raporundan Guardian’ın çıkardığı derslerin ilham ve rehberliğiyle duruma göz atarsak;

-Tsunami olasılığı bilinmesine ve dikkate alınmasına rağmen boyutları küçümsendiğinden ötürü yeterli derecede önlem alınmadı.

-Japonya nükleer teknolojide de diğer teknolojik gelişmelerde olduğu gibi önemli bir konumdayken bu felaket meydana geldi. Japonya’nın iyi organize olmuş ileri derecede acil durum yapılanması, acil durum esnasında devreye girecek tepki mekanizmaları ve işine adanmış, işinde uzman işçileri vardı. Ancak görüldü ki “En iyi nükleer güvenlik rejiminde bile olsanız kazaların karmaşık yapısı acil durum tepkilerinizi boğabilir.”

-Nükleer santralleri tasarlarken ve/veya inşaa ederken tüm olasılıkları göz önünde bulundurduğunuzu düşünseniz, tüm alternatif felaket senaryolarını kurguladığınıza emin olsanız bile beklenmedik bir durumla karşı karşıya kalabilirsiniz ve bu ‘beklenmedik’ durum nesillerce sürecek bir felakete neden olabilir. Hiç bir zaman tüm ihtimalleri göz önünde bulundurduğunuzu iddia edemezsiniz. Prof. Dr. Edward Teller'ın sık sık kullandığımız manidar sözüne bir daha kulak kabartacak olursak: "Ciddi bir nükleer aksilik olması olasılığı gerçektir, bir aksilik olması durumunda meydana gelecek hasar ise sonsuzdur."

-Ciddi bir iklim değişikliği dönemine hızla girerken su baskını, fırtına ve benzeri beklenmedik ani, aşırı hava olayları kendisine paralel bir şekilde beklenmedik felaketlere yol açma potansiyellerini her zaman taşır.

- Güvenli bir yerde yedek ekipmanların bulunması ve insanların bu ekipmanları nasıl kullanacağını bilmesi çıkarılacak en bariz derslerden biri. Türkiye’nin ise henüz (ve umarız hiç bir zaman) nükleer santrali olmamasına rağmen dünyanın en önemli 20 radyoaktif kazası arasında yer alıyor olması ve deprem gibi afetlerde gördüğümüz aciz durum, nükleer santraller için çıkarılan bu en bariz dersi ne kadar ciddiye almamız gerektiği alarmını vermekte. Ki Akkuyu Ecemiş fay hattının 25km (Enerji bakanı 100km diyor; hadi öyle olsun) uzağındayken yıllar önce alınan lisans bugün geçersizdir.

-Kesin olarak ne yaptığını bilen çalışanların ve uzmanların sürekli olarak santralde görev yapması ve küçümsenen risklerin kontrol altında tutulması gerekir ki Türkiye’nin ne santrali ne de nükleer uzmanlığı hiç olamadı.

Çıkan derslerin ötesinde Guardian'da gün itibariyle çıkan habere göre, Dünya Enerji Konseyi Fukuşima’nın yıldönümünde küresel bir nükleer güvenlik uzlaşının aciliyetine dikkat çekti.

Konuşmacılardan Mycle Schneider, Three Mile Island, Çernobil ve Fukuşima’nın nükleer enerjinin ne kadar tehlikeli ve kazaya meyilli olduğuna değindi.

Avrupa Komisyonu'nun iklimden sorumlu üyesi Komiser Connie Hedegaard ise “Eminim ki ekstra güvenlik nedeniyle nükleer enerjinin fiyatı aşağıya çekilemeyecek” dedi.

Bu bilgilerden derlediğimiz sonuca bakılırsa; nükleer enerji işine soyunduysanız nükleer santrali yarım yüz yıl, tonlarca çıkan nükleer atığı da binlerce yıl muhafaza etmeyi göze almalı ve buna uygun sistemi kurmak durumundasınız. Ancak nükleer atıkları bu kadar uzun süre, güvenli bir şekilde muhafaza etmenin yolu dünyanın hiç bir tarafında henüz bulunmamış durumda. Zaten nükleer santralleri olan ülkeler de bir bir nükleer santrallerden vazgeçmekteler. Zararın neresinden dönülse kârdır diyerek nükleersiz Türkiye nükleersiz dünya için 10 Mart Cumartesi Taksim’de, saat 15:00’de, insan zincirinde buluşmak üzere…

Eli Haligua 9 Mart 2012