Avrupa, krize girmek üzere. Ekonomik krizi borç krizi karşısında yaşanan çözümsüzlükle birlikte değerlendirirsek, belki de krizin göbeğinde, şu anda. Rakamlar çıkmadan tam olarak anlayamadığımız krizlerimiz, rakamlar kadar fiktif ve nominal. Sonuçları ise gerçek insanlar için acımasız. İşin en garip tarafı da aslında krizden çıkmak için alınan, bu borçların geri ödenebilmesi için uygulanmak zorunda kalınan önlemler, bu önlemler uygulanmasa bile oluşacak talep daralması nedeniyle ekonomilerin gireceği krizlerin hatta küresel ekonomik krizin de habercisi.
GÜNCEL
Büyüme ve karbon salımı
Umut her zaman vardır
İnsan yapısı iklim değişikliğinin gençler ve henüz doğmamış nesiller üzerindeki büyük tehdidine karşı ve fosil yakıt salımlarının kısıtlanması için Türkiye’de de epey zamandır bir “uzun yürüyüş” yapılıyor. Hasbelkader, bu yürüyüşün neredeyse ilk günlerinden beri gururla içinde bulunmuş bir kişi olarak, karışık duygularla hatırladığım bir yığın “olay” var.
3. köprü “çılgınlık değil”, cinayet!
AKP Hükümeti’nin “çılgın” projelerinden biri olan İstanbul Boğazına 3. köprü kurma girişimi, açılan ihaleye hiçbir şirketin teklif vermemesi üzerine iptal oldu. İhalenin ardından hükümet yetkilileri 3. köprüyü kurma konusunda ne kadar kararlı ve istekli olduklarını ifade eden açıklamalarda bulundular: “Gerekirse kamu kaynaklarıyla köprüyü yapacağız.” dediler.
Nükleer demek, ‘kaza’ demektir
Nükleer santrallerin tarihi nükleer ‘kaza’ların tarihidir. 1940’lardan bu yana, Çernobil’den Fukuşima’ya onlarca örnek nükleer santrallerin hiç de güvenli olmadığını biz %99’a ağır bedeller ödeterek gösterdi. Onbinlerce insanın yaşamını yitirdiği, sakat kaldığı, canlı türlerinin yok olmakla yüz yüze bırakıldığı, tarlalardan radyasyon biçildiği apaçık ortadayken ‘kaza’ sözü ne kadar inandırıcı?
İklimi değil, sistemi değiştir!

Şimdi iklim değişimine, nükleer santrallara, kömürlü termik santrallara, savaşlara, HES’lere, çılgın projelere, 3.Köprüye, türcülüğe, Somali’de yaşanan trajediye, Gerze, Akkuyu, Sinop, Yuvarlakçay gibi birçok yerde uygulanmaya çalışılan enerji politikalarına, ABD’den Japonya’ya kadar iklim ve ekoloji felaketlerinin nedenlerine ve sonuçlarına karşı direnenlerle güçlerimizi sokakta birleştirme zamanı!
Diğer Makaleler...
Sayfa 1 / 3

Gezegenin başı dertte. İklim felaketi küresel bir gerçek olarak hepimizi tehdit ediyor fakat hükümetler çözüm olarak sıradan insanların fedakârlık yapmaları gerektiğini söylüyor. Bu yüzden küresel ısınmadan bahsetmeye başlayan medyada ve reklam panolarında bir yeşillenmedir gidiyor.
Alışageldiğimiz, bildiğimiz hava durumlarında değişikler oluyor. Bunların radikal bir değişimden, iklim değişikliğinden kaynaklandığına ilişkin çok derli toplu bir kitap ise “6 Derece, ısınan dünyadaki geleceğimiz”.
“Nehirler Kuruyunca- Su 21.yüzyılda insanlığı bekleyen gerçek kriz” Altın Kitap tarafından 2009 Şubat ayında çıkarılmış. Yine bir araştırma kitabı. Fred Pearce, otuzdan fazla ülkede su üzerine yaptığı araştırmaları kaleme almış. “ Sayısız kaşif, dünyanın en büyük nehirlerinin kaynaklarını araştırmıştı.

